
bit Dungeon II
Kinto Games LLC
- 4,1
- 8.00 Değerlendirme
- 10.00K
- İndirmeler
- ₺3,49
- Fiyat
Ekran Görüntüleri








bit Dungeon II Artıları ve Eksileri
Artıları
- Çevrimdışı oynanabilmesi internet bağlantısı olmayan yerlerde avantaj sağlar.
- Basit kontrolleri mobil ekrana iyi uyarlanmış ve öğrenmesi kolaydır.
- Rastgele oluşturulan bölümler her oynayışta farklı keşifler sunar.
- Karanlık piksel sanat tarzı oyuna belirgin ve tutarlı bir atmosfer kazandırır.
- Kısa oyun seanslarına uygun yapısıyla mobil kullanım için idealdir.
Eksileri
- Ölüm sonrası ilerlemenin büyük kısmını kaybetmek yeni oyuncuları zorlayabilir.
- Tekrarlayan zindan yapısı uzun vadede monotonluk hissi yaratabilir.
- Hikâye anlatımı sınırlı olduğundan karakterlere bağlanmak kolay değildir.
- Bazı ganimet ve düşman karşılaşmaları tamamen şansa bağlı ilerler.
- Küçük ekranlarda yoğun çatışmalarda karakteri takip etmek zorlaşabilir.
Analiz eden All-app
bit Dungeon II, Kinto Games LLC tarafından geliştirilen, telefonda kısa ama yoğun oyun oturumları arayanlara hitap eden bir rol yapma oyunudur. Benim deneyimimde oyunun en belirgin tarafı, hızlı aksiyonu roguelike yapısıyla birleştirmesi. Yani keşif sırasında rahatça ilerlemek yerine, her karşılaşmada dikkatli davranmanız ve yaptığınız hataların baskısını hissetmeniz gerekiyor. Mağaza sayfasındaki genel tanım da geniş bir dünyada hızlı çatışmalar ve keşif fikrini öne çıkarıyor; fakat oyunun asıl karakteri, bu fikrin oynarken yarattığı risk duygusunda ortaya çıkıyor.
Oyunun mağaza fiyatı ₺3,49. Bu ayrıntı önemli, çünkü burada değerlendirmeyi ücretsiz bir oyunda olduğu gibi sürekli harcama ihtimali üzerinden değil, baştan yapılan küçük bir satın alma üzerinden düşünmek gerekiyor. Benim açımdan bu, denemek isteyen oyuncu için anlaşılır bir başlangıç noktası oluşturuyor. Ancak satın almadan önce bunun hafif, rahat ve uzun süreli bir rol yapma macerası mı, yoksa kısa aralıklarla oynanan daha sert bir aksiyon deneyimi mi olduğunu bilmek çok daha önemli.
İlk saatlerde oyunun gerçek temposu
İlk karşılaşmalarda oyunun hızlı yapısı hemen hissediliyor. Karakteri hareket ettirirken yalnızca önünüzdeki düşmana bakmak yetmiyor; çevredeki tehditleri, kaçış yönünü ve bir sonraki hamlenin sizi nereye taşıyacağını da düşünmeniz gerekiyor. Bu nedenle bit Dungeon II, ekrana gelişigüzel dokunarak ilerleyebileceğiniz bir oyun gibi davranmıyor. Kısa bir anlık dikkatsizlik, daha önce rahat geçtiğiniz bir bölümü bu kez gereksiz biçimde tehlikeli hâle getirebiliyor.
Ben bu tempoyu özellikle telefonla kısa süreli oynarken başarılı buldum. Bir otobüs beklerken, kahve molasında ya da günün sonunda birkaç dakikalığına oyuna girmek mümkün; fakat bu, oyunun zihinsel olarak hafif olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, oturum kısa olsa bile dikkatinizi vermeniz gerekiyor. Arka planda başka bir şey izlerken ya da sürekli bildirim kontrol ederken oynanacak türden bir deneyim değil.
Roguelike yaklaşımın etkisi, ilerleme hissini iki yönlü yapıyor. Bir yandan yeni bir bölgeye ulaşmak ve daha önce zorlayan bir engeli aşmak tatmin edici. Diğer yandan, güvenli sandığınız bir hamlenin ters gitmesi moral bozabiliyor. Oyunun temel gerilimi, ilerlemekten çok ilerlemeyi koruyabilme kararında yatıyor. Bu yüzden sabırsız oyuncu, düşmanları hızlıca geçmeye çalışırken; daha temkinli oyuncu çevreyi okuyup uygun anı bekleyerek avantaj sağlayabiliyor.
Benim tavsiyem, ilk denemelerde hız yerine ritme odaklanmanız. Karakteri sürekli ileri taşımak yerine, düşmanın saldırı aralığını anlamaya çalışmak ve çevredeki alanı kullanmak daha iyi sonuç veriyor. Bu yaklaşım oyunu yavaşlatmıyor; aksine hızlı çatışmaların neden rastgele değil, oyuncunun kararlarına bağlı hissettirdiğini daha net gösteriyor.
İlerleme duygusu neden aynı anda ödüllendirici ve yorucu?
Bu oyunda ilerleme, klasik rol yapma oyunlarındaki gibi yalnızca daha güçlü hâle gelmekten ibaret görünmüyor. Her yeni deneme, oyuncunun kendi kararlarını da geliştiriyor. Hangi karşılaşmada fazla risk aldığınızı, ne zaman geri çekilmeniz gerektiğini ve hangi durumda doğrudan çatışmanın kötü fikir olduğunu zamanla daha iyi kavrıyorsunuz. Bu, özellikle tekrar oynamaktan hoşlanan kişiler için güçlü bir taraf.
Haber Masamızdan Daha Fazlası

CapCut, Video Düzenlemeyi Kolaylaştırırken İçerik Kültürünü de Şekillendiriyor

1Weather, Hava Tahminini Günlük Planlara Taşıyor

OmeTV’de Rastlantı Kolay, Kontrol Kimin Elinde?

Benim Konuşan Angela'm: Sevimli Bakım Rutini, Sınırlı Oyun Derinliği

Tom’un Koşusu Aynı, Telefonda Oynama Alışkanlığı Değişiyor

Futbol Menajerliğinden Flip Diving’e: Kısa Atlayışların Ritmine Geçiş
Fakat aynı yapı, her oyuncuya hitap etmeyebilir. Eğer bir oyundan tek seferde kesintisiz bir hikâye akışı, rahat bir güçlenme hissi ve sürekli güvenli ilerleme bekliyorsanız burada zorlanabilirsiniz. bit Dungeon II, başarısızlığı tamamen önemsizleştirmiyor. Bir bölümdeki hata, yalnızca birkaç saniyelik kayıp gibi hissettirmeyebiliyor; bazen bütün oturumun havasını değiştirebiliyor.
Bu baskıyı yönetmenin pratik bir yolu, her oturuma belirli bir hedefle girmek. Örneğin bütün dünyayı bitirmeye çalışmak yerine, yalnızca yeni bir alanı tanımak, belirli bir düşman tipine karşı daha dikkatli oynamak veya bir önceki denemede yaptığınız hatayı tekrarlamamak daha sağlıklı. Ben böyle oynadığımda kaybetmek bile tamamen boşa gitmiş gibi hissettirmedi; çünkü her deneme kontrol alışkanlığımı biraz daha geliştirdi.
Günlük kullanım açısından da bu ayrım önemli. Oyuna yalnızca rahatlamak için giren biri, beklemediği bir yenilgiyle karşılaşınca oyunu sert bulabilir. Buna karşılık, kısa oturumlarda bile kendisine küçük bir sınav sunulmasını seven oyuncu için aynı baskı oyunun en eğlenceli tarafına dönüşüyor. Burada doğru seçim, oyunun kalitesinden çok sizin oyun alışkanlığınıza bağlı.
Satın alma ve harcama açısından nasıl düşünmeli?
bit Dungeon II’nin öne çıkan satın alma bağlamı, oyuna erişimin ₺3,49 karşılığında sunulması. Ben bunu, ücretsiz başlayıp ileride sürekli ödeme hatırlatmalarıyla karşılaşma ihtimali olan oyunlardan ayrı değerlendiriyorum. Bu modelde ilk karar basit: Oyunun hızlı ve riskli yapısı size uyuyorsa küçük bir ücret ödeyerek denemek; uymuyorsa satın almamak.
Burada oyuncunun dikkat etmesi gereken asıl konu, düşük giriş fiyatının oyunun herkese uygun olduğu anlamına gelmemesi. Ucuz bir oyun da zamanınızı boşa harcatabilir; özellikle tekrar denemeli yapıyı sevmiyorsanız. Benim görüşüm, satın alma kararını yalnızca fiyat üzerinden vermemeniz. Kısa, yoğun ve hata payı düşük oturumlar size eğlenceli geliyorsa fiyat daha anlamlı hâle geliyor. Daha sakin bir rol yapma deneyimi arıyorsanız, daha pahalı olsa bile farklı bir oyun sizin için daha doğru seçim olabilir.
Harcama adaleti açısından olumlu bulduğum nokta, değerlendirmeyi sürekli satın alma baskısı üzerine kurmak zorunda kalmamanız. Oyuna başlarken neye para verdiğinizi bilmek daha kolay. Yine de satın almadan önce mağaza sayfasındaki güncel açıklamayı ve cihazınızın uyumluluğunu kontrol etmenizi öneririm; çünkü fiyat tek başına oynama deneyiminin bütününü anlatmaz.
Bu noktada dürüst olmak gerekirse, oyunun satın alma sonrasında nasıl bir ek ödeme akışı sunduğuna dair kesin bir yorum yapmak için elimde yeterli bilgi yok. Bu yüzden bunu olumlu ya da olumsuz bir özellik gibi sunmuyorum. Benim güven değerlendirmem, doğrulanabilen temel fiyat bilgisinin açık olmasına dayanıyor; satın alma öncesi ekrandaki koşulları ayrıca okumak yine de en sağlıklı yaklaşım.
Rekabet, adalet ve oyuncunun kendi becerisi
Bu deneyimin merkezinde çevrim içi sıralama ya da başka oyuncularla doğrudan yarışma fikrinden çok, kişinin kendi kararlarıyla verdiği mücadele bulunuyor. Bu nedenle rekabet adaletini değerlendirirken benim için önemli olan, parayla daha iyi sonuç satın alıp alamadığınızdan ziyade oyunun size sunduğu sınavın tutarlı hissedip hissettirmediği.
Benim oynayışımda başarı duygusu, daha fazla harcama yapmaktan değil, aynı tehlikeli karşılaşmayı daha iyi okuyabilmekten doğuyor. Bu, oyunu beceri ve dikkat odaklı roguelike deneyim olarak konumlandırıyor. Bir bölümü geçtiğinizde bunun nedeni yalnızca karakterin güçlenmesi değil, sizin daha doğru zamanda hareket etmeniz ve gereksiz riski azaltmanız oluyor.
Bu yapı, rekabetçi oyunlarda görülen ödeme üstünlüğü tartışmasını büyük ölçüde farklı bir yere taşıyor. Burada asıl soru, diğer oyunculara karşı avantaj satın alıp alamayacağınız değil; oyunun kendi risk ve ödül dengesinin size adil gelip gelmediği. Rastgelelik hissi çok yüksek gelirse bazı yenilgileri kabullenmek zorlaşabilir. Fakat tekrar denemeye istekliyseniz, başarısızlıkların çoğunu kişisel bir öğrenme sürecine çevirebilirsiniz.
Ben oyunu, çevrim içi rekabet arayan birine önermem. Rakiplerle canlı mücadele, sıralama takibi veya arkadaşlarla karşılaştırmalı ilerleme sizin için önemliyse burada aradığınız motivasyonu bulamayabilirsiniz. Buna karşılık, kendi rekorunuzla, kendi kararlarınızla ve kendi sabrınızla yarışmayı seviyorsanız daha uygun bir deneyim sunuyor.
Günlük senaryolarda kimler keyif alır?
Gerçekçi bir senaryo düşünelim: Akşam eve dönerken telefonunuzda yalnızca kısa bir boşluk var. Büyük bir hikâye oyununda görevi takip etmek veya uzun diyalogları hatırlamak istemiyorsunuz. bit Dungeon II’yi açıp doğrudan hareket ve çatışma odaklı bir oturuma girebilirsiniz. Bu kullanımda oyunun güçlü tarafı, hazırlık gerektirmeden sizi aksiyona taşıması. Ancak yorgunken refleksleriniz zayıfsa aynı kısa oturum beklenmedik bir yenilgiyle bitebilir.
Başka bir kullanım biçimi de oyunu birkaç güne yaymak. Her gün küçük bir hedef belirleyip, önceki gün öğrendiğiniz bir davranışı uygulayabilirsiniz. Bu yöntem, oyunun tekrar yapısını daha anlaşılır kılıyor. Benim için en iyi deneyim, uzun bir maraton yerine kısa ve odaklı denemelerle oluştu. Saatlerce aralıksız oynamaya çalıştığımda dikkat dağınıklığı oyunun zorluğunu gereksiz biçimde artırdı.
Yeni başlayanlara önerim, ilk dakikalarda haritanın tamamını hızla tüketmeye çalışmamaları. Önce hareket hissini, düşmanların yaklaşma biçimini ve geri çekilmek için ne kadar alan kaldığını gözlemlemek daha yararlı. Bu, mağaza açıklamasında göze çarpmayan ama oyundan verim almayı ciddi biçimde etkileyen bir alışkanlık. Özellikle küçük ekranlı bir telefonda, ekrandaki her hareketi aceleyle yapmak yerine parmaklarınızı kontrollü kullanmanız gerekiyor.
Bir başka pratik öneri, oyunu dikkat gerektiren bir işin hemen yanında açmamak. Bildirimler ve bölünen dikkat, bu tür hızlı çatışmalarda doğrudan hata olarak geri dönebiliyor. Benim deneyimimde oyuna ayırdığım birkaç dakikanın gerçekten oyuna ait olması, daha uzun ama dağınık bir oturumdan daha verimliydi.
Benzer rol yapma oyunlarına göre konumu
Mobil rol yapma oyunlarının önemli bir bölümü oyuncuyu uzun görev zincirleri, karakter geliştirme ekranları veya sürekli açılan ödüllerle meşgul eder. bit Dungeon II ise benim gözümde daha doğrudan bir yol seçiyor: keşif, hareket ve çatışma arasındaki döngüyü öne çıkarıyor. Bu nedenle menülerde uzun süre vakit geçirmek istemeyen, oyunun kendisine hızlıca ulaşmayı tercih eden kişiler için daha çekici.
Öte yandan, kapsamlı bir hikâye, görsel açıdan gösterişli karakterler veya ayrıntılı sosyal sistemler arayan oyuncu için alışılmış alternatifler daha iyi olabilir. Bu oyunu o tür yapımlarla aynı ölçekte değerlendirmek haksızlık olur; çünkü eğlence anlayışı farklı. O, büyük bir çevrim içi dünya kurmaya çalışmaktan ziyade, oyuncuyu kendi kararlarının sonuçlarıyla baş başa bırakan daha sıkı bir yapı sunuyor.
Benzer roguelike oyunlarla karşılaştırıldığında da seçim netleşiyor. Eğer her başarısızlıktan sonra yeniden başlamak, farklı bir yaklaşım denemek ve yavaş yavaş ustalaşmak size keyif veriyorsa burada güçlü bir eşleşme var. Ancak kaybettiğinizde ilerlemenin kesilmesi sizi öfkelendiriyorsa, daha cömert kayıt sistemi olan bir alternatif daha iyi hissettirebilir.
Bu karşılaştırmada fiyatı da bağlama yerleştirmek gerekiyor. Düşük satın alma bedeli, oyunu denemeyi kolaylaştırıyor; fakat onu içerik bakımından otomatik olarak daha kapsamlı bir rakibin yerine koymuyor. Benim değerlendirmemde bit Dungeon II, büyük ve sürekli güncellenen bir rol yapma oyununun alternatifi değil. Daha kısa, daha kişisel ve daha riskli bir oyun arayanların alternatifi.
Yaş uygunluğu ve erişilebilirlik konusunda beklenti
Oyun PEGI 7 yaş derecelendirmesine sahip. Bu bilgi, ebeveynler için başlangıçta yararlı bir işaret veriyor; yine de çocuğun hızlı karar vermesi gereken çatışmaları sevip sevmediğini ayrıca düşünmek gerekir. Yaş derecesi uygun olsa bile roguelike yapının tekrar ve başarısızlık içermesi, küçük yaştaki her oyuncu için aynı ölçüde eğlenceli olmayabilir.
Ben oyunu, karmaşık rol yapma sistemlerini öğrenmek istemeyen ama aksiyonun içinde küçük kararlar vermeyi seven oyunculara daha yakın görüyorum. Buna karşılık, sakin tempolu keşif veya yalnızca hikâye anlatımı isteyenler için hızlı yapı yorucu olabilir. Buradaki erişilebilirlik, sistemlerin basit olmasından çok, oyunun ne istediğinin erken anlaşılmasına bağlı.
Geliştirici Kinto Games LLC olduğu için oyunun kim tarafından hazırlandığını bilmek kolay; fakat benim açımdan güven, yalnızca geliştirici adından değil, satın alma deneyiminin açık olmasından ve oyunun beklentiyi doğru kurmasından geliyor. Mağaza sayfasındaki kısa adın yalnızca “bit Dungeon II” olması sade bir sunum sağlıyor. Oyunu seçerken asıl kararınızı, rol yapma kategorisindeki diğer seçeneklerle birlikte kendi oyun alışkanlığınıza göre vermeniz daha doğru.
Bilmek isteyeceğiniz noktalar ve temkinli değerlendirme
“İnternet bağlantısı olmadan oynanır mı?” sorusu, mobil oyunlarda doğal olarak akla geliyor. Ben burada kesin bir cevap vermek yerine, satın alma öncesi mağaza sayfasındaki teknik gereksinimleri kontrol etmenizi öneririm. Aynı şekilde cihaz performansı, ekran boyutu ve kontrol rahatlığı da deneyimi etkileyebilir. Hızlı çatışmalarda küçük ekranda parmak hareketleri daha kritik hâle gelebilir.
“İlerlemek için sürekli para harcamam gerekir mi?” sorusuna gelince, doğrulanabilen temel satın alma bilgisi oyunun ₺3,49 fiyatla sunulduğunu gösteriyor. Ben bu nedenle oyunu, ilk erişim bedeli üzerinden değerlendiriyorum. Bunun ötesindeki olası satın alma ayrıntıları hakkında varsayım yapmak istemem; satın alma ekranında görünen koşulları okumak en güvenilir yöntem.
“Yeni başlayan biri oyundan keyif alabilir mi?” Evet, fakat sabır gösterirse. İlk denemelerde her şeyi çözmeyi beklemek yerine, kontrollü hareket etmeyi öğrenmek gerekiyor. Oyunun zorluğu sizi tamamen dışarıda bırakmıyor; ancak başarısızlık karşısında yeniden denemeye gönüllü olmanızı bekliyor.
“Çocuklar için uygun mu?” PEGI 7 derecesi olumlu bir başlangıç noktası. Yine de ebeveyn olarak hızlı aksiyon, çatışma ve tekrar deneme yapısının çocuğunuz için uygun olup olmadığını gözlemlemenizi öneririm. “Uzun süre oynanır mı?” sorusunun cevabı da oyuncuya göre değişiyor: Ben kısa oturumlarda daha iyi çalıştığını düşünüyorum; uzun maratonlarda dikkat ve sabır hızla azalabiliyor.
“Bu oyunu kim satın almamalı?” Sürekli hikâye ilerlemesi, rahatlatıcı tempo, çevrim içi rekabet veya çok kapsamlı karakter özelleştirmesi arayanlar başka bir oyuna yönelmeli. Ayrıca kaybettiğinde yeniden başlamak sana baştan savma geliyorsa, roguelike yapının temel baskısı nedeniyle burada uzun süre kalman zor olabilir.
Son kararım: küçük fiyat, belirgin karakter
bit Dungeon II, mobilde her oyuncuya hitap etmeye çalışan belirsiz bir rol yapma oyunu değil. Hızlı aksiyon, keşif ve tekrar denemeye dayalı riskli ilerleme fikrini öne çıkarıyor. Benim için en güçlü tarafı, kısa oturumlarda bile oyuncudan dikkat istemesi ve başarıyı yalnızca para harcamaya bağlamaması. En belirgin sınırlaması ise aynı baskının, rahat bir oyun arayan kişiyi çabuk yorabilmesi.
Oyunun ortalama puanı 4,1 ve toplulukta yaklaşık 2,8 bin değerlendirme bulunuyor. Ayrıca mağazada 10 binden fazla kurulum seviyesine ulaşmış olması, oyunun mobilde kendisine bir oyuncu kitlesi bulduğunu gösteriyor. Bu rakamları tek başına kalite garantisi olarak görmüyorum; fakat oyunun tamamen gözden kaçmış bir yapım olmadığını anlamak için yararlı bir bağlam sağlıyor.
Benim nihai önerim şu: Kısa sürelerde oynanabilen, hata yaptığınızda sizi yeniden düşünmeye zorlayan ve doğrudan aksiyona giren bir roguelike rol yapma oyunu arıyorsanız, ₺3,49 karşılığında değerlendirmeye değer. Özellikle kendi becerinizi geliştirme hissini, rakiplerle yarışmaktan daha önemli buluyorsanız iyi bir seçim olabilir.
Buna karşılık, oyundan beklediğiniz şey sürekli güçlenme, sakin keşif veya uzun hikâye akışıysa satın almadan önce temkinli olun. Ben oyunu arkadaşına “kısa ama ciddiye alırsan eğlenceli” diye önerecek türden buluyorum. Kinto Games LLC’nin bu yapımı, büyük vaatlerle değil, kendine özgü temposu ve riskli ilerleme anlayışıyla değer kazanıyor. Doğru oyuncu için küçük fiyatlı, tekrar oynanabilir bir macera; yanlış oyuncu içinse gereğinden fazla sabır isteyen bir deneyim olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
bit Dungeon II nasıl bir oyundur ve temel amacı nedir?
bit Dungeon II, retro piksel grafiklere sahip, hızlı tempolu bir aksiyon RPG ve roguelike oyunudur. Oyuncu, karanlık ve tehlikeli bölgelerde ilerleyerek düşmanlarla savaşır, ganimet toplar ve karakterini geliştirir. Haritalar, karşılaşılan düşmanlar ve elde edilen eşyalar her oynayışta değişebildiği için keşif ve tekrar oynanabilirlik oyunun merkezinde yer alır.
bit Dungeon II çevrimdışı oynanabilir mi?
Evet, bit Dungeon II’nin temel oynanışı için sürekli internet bağlantısı gerekmez. Oyunu indirip kurduktan sonra keşif, savaş ve karakter geliştirme bölümlerini çevrimdışı şekilde oynayabilirsiniz. Ancak mağaza işlemleri, güncellemeler veya cihazlar arası bazı hizmetler internet bağlantısı gerektirebilir. Bu nedenle oyunu ilk kez yüklerken ve güncellerken bağlantınızın olması önerilir.
Oyunda ilerleme sistemi ve ölüm mekaniği nasıl çalışıyor?
Oyunda düşmanları yenerek deneyim, ekipman ve çeşitli kaynaklar kazanır; karakterinizin saldırı gücünü, savunmasını ve genel dayanıklılığını artırırsınız. Bununla birlikte bit Dungeon II, roguelike yapısı nedeniyle ölümü ciddi bir sonuç haline getirir. Birçok durumda yeniden başladığınızda önceki koşudaki ilerlemenin önemli bir bölümünü kaybedersiniz. Bu sistem, dikkatli oynamayı ve riskleri doğru değerlendirmeyi teşvik eder.
bit Dungeon II yeni başlayan oyuncular için zor mu?
Oyun, özellikle ilk saatlerde alışması zaman alan bir zorluk seviyesine sahiptir. Düşman saldırılarını öğrenmek, doğru zamanda kaçınmak ve gereksiz çatışmalara girmemek başarı için önemlidir. Karakteriniz güçlendikçe ilerlemek kolaylaşsa da dikkatsiz bir hamle hızlı biçimde ölümle sonuçlanabilir. Aksiyon RPG ve roguelike türüne aşina olanlar daha çabuk uyum sağlayacaktır.
bit Dungeon II hangi cihazlarda oynanabilir ve indirmeden önce nelere dikkat edilmeli?
bit Dungeon II, Android ve iOS cihazlarda oynanabilen mobil bir oyundur; ancak uyumluluk işletim sistemi sürümüne ve cihaz modeline göre değişebilir. İndirmeden önce mağaza sayfasındaki güncel sistem gereksinimlerini, oyunun dosya boyutunu ve kullanıcı değerlendirmelerini kontrol etmeniz iyi olur. Retro görsel tarzına rağmen hızlı savaşlar içerdiğinden, dokunmatik kontrollerin cihazınızda rahat çalıştığından emin olmanız da önemlidir.






